Ne peri bacaları nede firik kaya mezarları..Burası gerçekten güzel.En güzel yanı da çok az tahrip edilmiş olması.Anlatılanlara göre define arayanlar da zaman zaman olmuş ama bozulma çok az. Gezi sırasında niyetim kayanın tepesinde bulunan bayrağın yanına çıkmaktı. Bir yol bulup ta tepeye çıktım. Tepe'de mükemmeldi. Defineciler tarafından boşaltılmış kayaya oyma bir mezar ve Firik Sunuları vardı. Mağara içersini incelerken bir abimiz, odalarda is izlerinin olmamasına şaşırmıştı. Demek ki ateş yakmıyorlardı demiştik. Ama yukarıda kaya üstü isle doluydu.Demek ki içerden yukarıya doğru is ve dumanın çıkması için kanallar mevcuttu. Burasını gördükten sonra sayın Mustafa Özer'e hak vermemek elde değil. Afyonkarahisar Firik Vadisi haritasına Sandıklı'nın ve Şuhut'un alınmaması gerçekten büyük kayıp. Buralarda Firikler dönemine ait pek çok eser keşfedilmeyi bekliyor. Aydın Köyünde
bulunan Asmak Kayalar iki adet.Yöre halkı bunlara,Küçük Asma,Büyük Asma isimlerini vermiş.
Asma Kayalardan otobüsümüze geldiğimizde çay içmeden gidemeyeceğimizi söyleyen rehberimizi kırmayarak köy kahvesinde soluklandık.Aydın Köylüler bizi samimiyetle karşıladılar. Herkes yine üçerli beşerli masada oturdu. Ben biraz geriden geldiğimden minibüs koltuğundan bozma bir koltuğa oturdum. Aydın Köylüler koltuğun sakat olduğunu söyledilerse de ben yine de oturdum.Çünkü yaşlı bir Aydın Köylüye yakın olmayı istemiştim. Çaylarımız geldi. Amcaya yaş kaç diye sorduğumda şu cevabı verdi;”Anamdan doğalı
yaşıyorum”.Tabiki herkes de bir kahkaha.